SufiLive.com > Transcript Available in: Dutch   English   Spanish   French   Turkish  
The Fox and the Snake

Mawlana Shaykh Nazim Adil Al-Haqqani Sultanul Awliya | Monday, Sep 14, 2009 | Lefke CY

Bookmark and Share

Email transcript

MSN.14 SEPT. POST.TURKISH*

Ey Insanlar, Şeytana Dikkat Edin

Sultan ul-Evliya

Mevlana Șeyh Nazım Adil El-Hakkani

Pazartesi, 14 eylül, 2009    Lefke, Kıbrıs



Fatiha


Daha fazla şeref ver O en şerefli Seyyidina Muhammed Sallallahu Alayhi Wasallam'e. Bütün şerefler ve bütün övgüler sadece Zatınadır. Ey Rabbimiz, bize sonsuz rahmetinden, sonsuz affını baeyle. Esselamu vesselamu aleyke! Bütün övgüler…. Bunlar sayısız ve sonsuzdur. Sonsuz övgüler sanadır ey en sevgili Peygamberimiz Sallallahu Alayhi Wasallam. İlahi huzurda en şerefli habercimizsin. Elfus salât, elfus selam.


Ve diyoruz ki: Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. 

 

Uyanık kişiler olmamız gerekir. Cahil olmayalım. Hayır! Uyanık kullar olmaya çalışmamız gerekir ve elimizden gelen bütün yüksek övgüleri Rabbimize vermemiz gerekir. Şeytan, en kötü yaratıktır. O herşeye karşı. Göklerden gelen herşeye karşıdır. Yaratılanların arasında en tehlikelisidir. Ilahi himayeye koşmalıyız. alemlerin Rabbi bize göklerden ilahi bir kılıç vermiştir. İnsanoğlu için şeytan ve şeytânilere karşı bu en büyük korunmadır. Eğer bir himaye istiyorsanız Bismillahirrahmanirrahim,“ deyin. Rahman ve Rahim olan Allahın Adı ile, herşeye Kâdir olan, en Merhametli, en Lütufkâr ve en Cömert olan, Allah .


Ey dinleyicilerimiz, bunları size dinleten ben değilim. Siz çok şanslısınız ki oturup dinlemek ve itaat etmek için nefsinizi zorluyorsunuz. Göklerden gelen bütün haberler ve haberciler isterlerdi ki insanlar itaat edip dinlesinler ve kendi itaatlerine göre şereflensinler. Bütün dinleyicilerimize sesleniyorum: Esselamun aleyküm. Bu amândır (selamettir). Korunmak isteyenler için bu ilahi bir himayedir.


Şeytan ve şeytaniler her yere ulaşır ve insanları mutsuz yapmak ister. Onun en önemli vazifesi, temel konusudur bu. Şeytan insanları mutsuz etmek için koşturur. Bu şeytanın en önemli vazifesidir. İnsanları mutsuz etmek ister. Onları çilelere, acılara ve en kötülüklere düşürmek ister. İnsanlara laneti iner çünkü şeytan onları lanetler. Âlemlerin Rabbinin ilahi huzurundan atılmış ve lanetlenmiştir. İnsanoğluna öyle bir nefreti vardır ki, insanların mutlu ve mesut olmalarını istemez. Herkesi mutsuz etmek ister. Mutlu olmasınlar, zevklenmesinler, selamette olmasınlar. Bu şeytanın vazifesidir. Onun için baştan beri, şeytan cennete girmek istedi. İlk erkek ve ilk kadın, cennette onlar en iyi hayattalar dı. Mutlu bir şekilde yaşıyorlardı. Gittikleri her yerden zevk alırlardı. Korku, ümitsizlik, düşmanlık, dert ve keder yoktu. O kadar mutlulardı. Şeytan düşündü ki; Ben onları en kötü seviyeye düşürmeliyim ki hiçbir şeyin tadını alamasınlar. Hem cennette hem de dışında.“


Ey insanlar, şeytana dikkat edin! İnsanlar şimdi evlerinin kapılarına yazarlar: “Köpeğe dikkat, diye. Kimse “şeytana dikkat“ diye yazmaz. Çünkü şeytan onlara en iyi arkadaş, en iyi öğretmen ve en iyi terbiye edici olarak yaklaşır. Der ki: "Beni takip ederseniz çok zevklenirsiniz ve çok keyiflenirsiniz.” İnsanları kendi tuzaklarına düşürmek ister. Ve tuzağına düşürünce de gülmeye baslar. Ey dostum, nasıl hissediyorsun kendini simdi? Duyguların nasıl şimdi? Şimdi seni tuzağa düşürdüm. Şimdi sana ne olacak anlarsın.” 

 

Bir zamanlar...bir zamanlar dersem insanlar demeye başlar, "dum dum dum." Bir zamanlarşeytan nasıl bir dostluk yapmıştı? Bir zamanlar bir tilki...


Ey Şeyh Efendi, tilki deme."

Neden?"

"Çünkü tilkiler insanları çok iyi aldatırlar. Öbür varlığın ismini söyleme."


Âlemlerin Rabbi bir tilkiyi bir yılanla arkadaş yaptı. Yılan fena, tilki daha da fena. Yılan ahmaktı, tilki de akıllı.


“Seninle arkadaş olup bahçelerde, ormanlarda gezelim” dedi. Beraber olalım, daha mutlu oluruz,” dedi. Tilki bakar vetamam olur,” der. Ve arkadaş olurlar, anladın mı?

Ey arkadaşım tilki, (sen) çok hızlısın. Sana yetişemiyorum, yoruldum.

"Telaş etme, gidiyoruz çünkü ben hızlı gitmeyi severim.”

Ama ben yavaş gitmeyi severim,” der yılan.


Snake....(İngilizcede) başka ne derler? Giderler ve sonunda bir suya ulaşırlar. Ve tilki, arkadaşımız tilki. O kadar insanlar şimdi tilki gibidir: o kadar şey öğreniyorlar ki tilkiden, o ne yapıyor diye. Tilki suya girince, yılan der ki:


Beni burada bırakıp sudan mı geçiyorsun?"

Sen neden gelmiyorsun?" 

Çünkü ben senin gibi ağır bir hayvan değilim, su beni kaldırır ama seni kaldırmaz. Onun için beraber geçelim.” 

Tilki sorar; Nasıl beraber geçeriz?"

Yılan der ki;Oo ben senin etrafını sarayım, geçene kadar, geçince ben inerim ve yolumuza devam ederiz, devam ederiz .“

Tilki dinler ve; ”Tamam olur fark etmez," der. Suyu geçerler ve karaya çıkarlar.

Tilki,Karaya çıktık, beni bırak da yolumuza devam edelim.”

Yılan, “Hayır," der. “Sen benim avımsın! Seni bırakmam. azı’nın içine gireceğim ve içindeki herşeyi yiyeceğim ve kendime orda bir yuva yapacağım.”

Doğru değil bu yaptığın! Biz seninle arkadaşız ve sen şimdi bunu söylüyorsun,“ der tilki.

“Olamaz, benim yaratılmam böyledir, der yılan. “Seni avladım ve içine gireceğim ve dinleneceğim. Küçüklerimi de getireceğim ve içinde oturacağız.”

Tilki kaç defa rica eder yılana: “Ey arkadaşım bana bunu yapma, sana yalvarıyorum."

Olmaz, olamaz," der yılan.

Tam ümitsiz olduğu zaman, tilki der ki, Ey arkadaşım, o kadar arkadaşlığımız var, senin güzel gözlerini görmek isterim, güzel gözlerine bakmak isterim. Ancak o zaman teslim olurum sana.”

Yılan ahmak ya. Şöyle getirir tilkiyi: “Ey arkadaşım hadi bak gözlerime,” der.

“Biraz daha yaklaştır lütfen seni öpmek istiyorum, “ der tilki. Ahmak yaklaştırır tilkiyi ve “haaart,” tilki kafasını ısırır ve kafası gitti! Ve kendisini k